küresel ısınma nedeniyle artık ülkemize eskisi gibi uğramayan mühteşem hava olayı. bitkiler için çok faydalı olan, şimdilerde çok çok fazla özlediğim güzellik. çok fazla yağdığı zaman arabaların ve sokakların seslerini yok eden durgun sessizlik. yine çok fazla yağdığı zaman bizi beyazlar içinde yürümeye zorlayan, yüz yüzü göz gözü görmez bi çevre yaratan, çocukluğun kartopu günlerini yeniden yaşatan, ufak ve hızlı kar taneciklerinin araba camına çarpma sesi diye bir şey var ayrıca. gece yarısı kıta değiştirirken müziği kapatıp kendini dinletir.her tanesinin farklı geometriye sahip oldugu soylenir ve belkide bu çok sesliliğinin yüzünden gurultulu,kara sehrin yollarına dösendiginde bile farkli bir aurada hissetmemize sebep olur hayatı,garip bir akustik saglar sehrin sokaklarına.genc,sıcak kalpli yaslarda sadece neşesini hissederiz,sihirli ve ögrenilesi,merakla beklenilesi bir dünya garipligidir, soguklugunu duymadan.buyuyup sisteme entegre oldukça da melankolik ve duzenimizi bozmaya andicmis bir manzara oluverir,bir dogal afet olayı olarak algılanmaya baslanır ,gec kaldım ise ulen,nedir bu trafik diye söylendirir,süpürse ya bu belediye bu karları deriz.
"azicik durup dusunsem icimden soguk bisey kayar bir kiristal bir donmus su buhari. gunseli bi havada icini girmis bir su kristali.. acidan donuk beklentisiz. milyonlarcanin arasinda bile diyerleriyle ayni olamamin verdigi kimsesizlik. sonra tene deyip eriyen olmak. kaybolmak ayni kimsesizlikte.."
Kar yağarken karın altında şarap içmekten vazgeçtim sen yokken.
Şiirlerden, kendimden ve hatırladığım sevmelerimden vazgeçtim sen yokken.
